1593/1 Sk. No:2 Lider Centrio A Blok Kat:2 Daire:11 Bayraklı - İZMİR
0232 504 00 11
0506 096 81 35
info@izmirdostpsikoloji.com
Hayvan Sevgisinin Çocuklar Üzerindeki Etkisi

Hayvan Sevgisinin Çocuklar Üzerindeki Etkisi

Bu hafta hayvanları koruma günü değil. Ama hayvanları sevmek ve korumak yalnızca bir güne özel bir durum da değil. Bu nedenle bu hafta hayvan sevgisi ve bunun çocuklarımıza olan etkisi konusundan bahsediyoruz. Hayvanlar bu dünyayı paylaştığımız diğer canlılar olarak bizim doğa arkadaşlarımızdır. Hayvan sevgisinin çocukluk çağından itibaren aşılanması çok önemlidir. Çünkü hayvanları sevme ve koruma bilincini yine birçok konuda olduğu gibi çocukluğumuzdan itibaren edinmemiz hem yetişkinlik dönemimize uzanan kalıcı bir etkiye sahip olacak hem de bize bununla birlikte pek çok kazanım edinmemizi sağlayacaktır.

Bu hafta hayvanları koruma günü değil. Ama hayvanları sevmek ve korumak yalnızca bir güne özel bir durum da değil. Bu nedenle bu hafta hayvan sevgisi ve bunun çocuklarımıza olan etkisi konusundan bahsediyoruz. Hayvanlar bu dünyayı paylaştığımız diğer canlılar olarak bizim doğa arkadaşlarımızdır. Hayvan sevgisinin çocukluk çağından itibaren aşılanması çok önemlidir. Çünkü hayvanları sevme ve koruma bilincini yine birçok konuda olduğu gibi çocukluğumuzdan itibaren edinmemiz hem yetişkinlik dönemimize uzanan kalıcı bir etkiye sahip olacak hem de bize bununla birlikte pek çok kazanım edinmemizi sağlayacaktır.

Yapılan pek çok araştırma ve alandaki gözlemlerimiz gösteriyor ki hayvan sevgisi, çocukların sosyal duygusal alandaki gelişimlerini ve sosyal becerilerini önemli ölçüde olumlu yönde etkilemektir. Bunlardan bazıları yardımseverlik, sorumluluk bilinci, paylaşma, özgüven ve empati becerileridir. Hayvanları seven, onların bakımı ve korunmasıyla ilgili görev alan çocuklarda bu görevi ve sorumluluğu gerçekleştirdiği zaman "Başardım!" mesajı uyanır ve öz güven gelişimini destekler. Kendisini sözel olarak ifade edemeyen, ihtiyaçlarının giderilmesi için yardımımıza gereksinimi olan hayvan dostlarımızın ihtiyaçlarını gideren, onlara yardım eden çocuklarımızda merhamet duygusu, yardım etme ve paylaşma becerileri gelişir. Kendinden farklı bir canlının varlığına, yaşama hakkına saygı duyarak onunla sevgi bağı oluşturan, onların ihtiyaçlarını fark ederek anlayan çocuklarımızda empati becerisi güçlenir. Aynı zamanda farklılıklara saygı gösterme kazanımı da tüm bu becerilerin yanında elde edilmiş olur. Hayvan sevgisi ve koruma bilinci aynı zamanda doğayı koruma bilincinin yerleşmesinde de büyük ölçüde yardımcı olur. Tüm bu becerileri gelişen çocuklarımız daha öz güvenli, saygılı ve sosyal becerilerinde yeterli bireyler olma yolunda ilerler. Hayvanlara yardım, bakım gibi konular aile bireylerinin ilişkilerini de oldukça etkiler. Aile bireylerinin ortak bir sorumluluğu paylaşması, birlikte ortak bir ilgi alanı oluşturularak bireyler arasındaki paylaşımı ve bağı güçlendirir.

Çocuklarımıza hayvan sevgisi ve koruma bilincini aşılarken bazı durumlara dikkat etmemiz gerekir. Çocuğumuz eğer bir hayvan sahiplenmek istiyorsa öncelikle o hayvanın da bir canlı olarak ihtiyaçlarının olduğunu ve bu konuda sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini öğretmeliyiz. Hayvanların eşya olmadığını, canlı olduğunu çocuğumuza gösterebilmenin ilk yolu satın almamak ve sahiplenmektir. Ev arkadaşlığı yapacağımız hayvanı kesinlikle sokağa terk etmemeliyiz. Bu durum çocuklarımızı hem çok kırar, duygusal anlamda çok olumsuz etkiler hem de üstlendiği sorumlulukları terk edebileceği mesajını almalarına neden olur. Hayvan sevgisi elbette sadece evimize hayvan almaktan ibaret değildir. Bir hayvana evimizde bakabilecek durumumuz yoksa onlara yaşamın diğer alanlarında da çocuklarımızla birlikte yardım edebiliriz. Yaşadığımız yerde sokaktaki hayvanlar için düzenli olarak yiyecek ve su yardımı yapmak, uygun yerlere hayvan evleri, yuvaları yapılmasına yardımcı olmak, yaralı bir hayvan görürsek en yakın veteriner hekimliğini ya da hayvan ambulansını aramak bu duruma verilebilecek bazı örneklerdir. Ayrıca çocuklarımızı hayvanların kafeslere kapatıldığı, kötü koşulların olduğu hayvanat bahçesi ya da sirk gibi yerlere götürmemeliyiz. Bunun yerine doğal yaşam parklarını, alanlarını onlarla ziyaret etmeliyiz. Hayvanlarla çocuklarımızı kesinlikle korkutmamalıyız. Bu onlarda fobi oluşmasına neden olarak yaşam kalitelerini çok olumsuz etkiler. Eğer hayvan fobimiz varsa bu konuda bir uzmandan destek alarak çözebilirsek fobimizin çocuğumuza bulaşmasını da önleyebilmiş oluruz.

Hayvan sevgisi ve koruma bilincini çocuklarımıza kazandırabildiğimiz, sevgi, saygı ve hoşgörüyle doğamıza hakkettiği değeri verebildiğimiz bir dünya dilerim. Sevgiler.

Özel İzmir Dost Psikoloji Aile Danışma Merkezi Kurucu Müdürü

Uzm. Psikolojik Danışman Begüm Ayyıldız

27.01.2020