1593/1 Sk. No:2 Lider Centrio A Blok Kat:2 Daire:11 Bayraklı - İZMİR
0232 504 00 11
0506 096 81 35
info@izmirdostpsikoloji.com
Eğitim Psikolojisi ve Öğrenme

Eğitim Psikolojisi ve Öğrenme

Öğrenme, bireylerde yaşantı veya tekrar yoluyla ve kalıcı/sürekli davranış ya da potansiyel davranış değişiklikleri anlamına gelir. Yaşamımızı sağlıklı bir şekilde sürdürebilmemiz çevremize uyum sağlayabilmemizle mümkündür. Uyum becerilerimiz de öğrenmeyle sağlanır. Öğrenmenin planlı ve istendik bir şekilde gerçekleşmesi de eğitimi ifade eder. Öğrenme ve öğretim içerisindeki pek çok faktörü inceleyen alan ise eğitim psikolojisidir. Eğitim psikolojisi tüm eğitim-öğretim kademelerindeki öğrencilerin değişimlerini, öğrenme aşamalarında etkilendikleri durumları ve psikolojilerini inceler. Eğitim psikolojisi, öğrencilerin bilgiyi nasıl edindikleri, zihinlerinde nasıl işlediklerini ve bu süreçlerin nasıl değerlendirileceğini anlamımızı sağlar.

Öğrenme, bireylerde yaşantı veya tekrar yoluyla ve kalıcı/sürekli davranış ya da potansiyel davranış değişiklikleri anlamına gelir. Yaşamımızı sağlıklı bir şekilde sürdürebilmemiz çevremize uyum sağlayabilmemizle mümkündür. Uyum becerilerimiz de öğrenmeyle sağlanır. Öğrenmenin planlı ve istendik bir şekilde gerçekleşmesi de eğitimi ifade eder. Öğrenme ve öğretim içerisindeki pek çok faktörü inceleyen alan ise eğitim psikolojisidir. Eğitim psikolojisi tüm eğitim-öğretim kademelerindeki öğrencilerin değişimlerini, öğrenme aşamalarında etkilendikleri durumları ve psikolojilerini inceler. Eğitim psikolojisi, öğrencilerin bilgiyi nasıl edindikleri, zihinlerinde nasıl işlediklerini ve bu süreçlerin nasıl değerlendirileceğini anlamımızı sağlar.

Hayat ve eğitim elbette ailede başlar ve sonrasında okulla birlikte öğretmenlerimiz girer hayatımıza. Okul ortamında pek çok değişken vardır ve çocuklarımız eğitim - öğretimi yapılandırılmış eğitim alanı olan okulda deneyimlerken bu değişkenlerden etkilenirler. Okuldaki öğrenme ortamlarında en büyük etken elbette ki öğretmenlerdir. İyi bir öğretmen bir çocuğun başına gelebilecek en iyi şeylerden birisidir. Tabi ki okuldaki arkadaşlarımız da öğrenme ortamını birlikte paylaştığımız, sosyal ilişkilerimizi çeşitlendirdiğimiz kişiler olarak bizi doğrudan etkiler. Ancak çocuklarımızın okula başlamaları onların tüm eğitimini okulun üstlenip, ailelerden etkilenmeyecekleri anlamına gelmez. Çağımızda aileler tarafından en çok yanlış anlaşılan konulardan biri de budur. Çocuklarımız okula gitseler de her zaman en yakınları olan ailelerinden etkilenmeye devam ederler. Hiç kimse ailenin yerini almaz ancak yeni değerler olarak girer çocuklarımızın hayatına. Bu durum da eğitim-öğretimin aileler tarafından desteklenmesi gerektiği anlamına gelir. Çocuklarımızın fizyolojik sağlığı kadar psikolojik sağlığı da eğitim yaşantıların da büyük etki sahibidir. Onların öğrenmelerini nelerin etkilediğini, hangi mizaçta olup nasıl daha iyi öğrenebildiklerini keşfeden ve çocuklara buna göre sevgi ve saygıyla yaklaşan öğretmenlerimizle, ailelerin iş birliği içerisinde olması çocuklarımızın gelişimlerini destekler. Aileler olarak bizlerin çocuklarımızın bireysel farklılıklarına saygı göstermemiz, onları başkalarıyla kıyaslamadan öğrenmelerini desteklememiz çok önemlidir. Ayrıca çocuklarımızın yerine ödevlerini yapmak da onların sorumluluk bilincini edinmelerini engeller. Tamamen baskıcı ya da ilgisiz olmak çocuklarımızı olumsuz etkiler. Onların eğitim hayatlarında bir adım gerilerinde durarak izlemek ve gerektiğinde rehberlik etmek aileler olarak bizlerin görevidir. Okul ortamına ve çocuklarımıza olan güvenimizi hissettirmemiz gerekir. Daha önce “Okula Uyum Süreci” yazımda da belirttiğim gibi çocuklarımız, ailelerinin güvenmediğini hissettikleri bir ortamda kendilerini güvende hissedemezler. Bu da onların okuldaki psikolojik durumlarını olumsuz etkileyerek öğrenmelerine ket vurur. Öğrenmenin tanımında da geçtiği gibi yaşantı kilit öneme sahiptir. Çocuklarımız yaparak-yaşayarak öğrenirler. O nedenle onların yaşantılarını zenginleştirmek ve öğrendiklerini yaşantılarıyla pekiştirebilecekleri bir ortam sağlamak önemlidir.

Öğrendiklerimizi davranışlarımıza yansıtmadan önce potansiyel davranış olarak görebilmekteyiz. Örneğin bir yemeğin nasıl yapıldığını duyarak veya görerek öğrenmiş olabiliriz ama henüz yapım aşamasına geçmediğimiz için potansiyel davranış olarak adlandırırız. Çocuğumuzun öğrendiklerini gösterebilme, sunabilme durumu onun performansını yansıtmaktadır. Onların potansiyel olarak öğrendikleri şeyleri davranış olarak göstermesini yani performansını engelleyen fizyolojik hastalık, açlık ve yorgunluğun yanı sıra kaygı bozuklukları gibi psikolojik sorunlar da bulunmaktadır. Bu nedenle onların psikolojik gelişimlerini takip ederek gerekli desteği alabilmelerini sağlamak önem taşımaktadır.

Öğrenmek en büyük gelişim kaynaklarımızdan biridir. Çocuklara, gençlere ve öğrenmeye çalışan herkese sevgisi, saygısı ve emeği ile pek çok şey öğreten, onların hayatlarına dokunarak geleceklerini inşa etmelerine katkıda bulunan tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü kutlar, ara tatilin ardından herkese iyi bir eğitim dönemi dilerim. Sevgiler.

 

 

 

Özel İzmir Dost Psikoloji Aile Danışma Merkezi Kurucu Müdürü

Uzm. Psikolojik Danışman Begüm Ayyıldız

25.11.2019